Neden Hep Aynı Tür İnsanları Hayatımıza Alıyoruz?
- psikologburcubal
- 27 Ağu
- 3 dakikada okunur
“Yine aynı şey oldu.”
“İlişkilerimde hep aynı sorunları yaşıyorum.”
“Nasıl oluyor da sürekli benzer insanlara çekiliyorum?”
Bir ilişkinin ardından kendimize bu soruları sorduğumuz zamanlar olabilir. Farklı kişilerle tanışsak da ilişkilerimizin benzer biçimde ilerlediğini, benzer çatışmaların tekrarlandığını veya bizi zorlayan ilişki dinamiklerinin hayatımızda yeniden ortaya çıktığını fark edebiliriz.
Peki neden?
Tanıdık olan her zaman iyi olan değildir
İnsanlar çoğu zaman kendilerine tanıdık gelen ilişki biçimlerine çekilebilirler. Buradaki “tanıdık” kelimesi mutlaka olumlu bir anlam taşımaz.
Çocukluk ve ergenlik döneminde deneyimlediğimiz ilişkiler, insanların birbirleriyle nasıl ilişki kurduğuna dair bazı beklentiler geliştirmemize neden olabilir.
Örneğin duygusal olarak mesafeli bir ebeveynle büyüyen bir kişi, ilerleyen yıllarda duygusal olarak ulaşılması zor kişilere karşı daha fazla çekim hissedebilir. Sürekli eleştirildiği bir ortamda büyüyen bir kişi, kendisini eleştiren veya yüksek beklentilerde bulunan kişilerle kurduğu ilişkileri farkında olmadan sürdürebilir.
Bu, kişinin bilinçli olarak “Bana kötü davranacak birini seçeyim” demesi anlamına gelmez.
Aksine, tanıdık ilişki biçimleri bazen daha doğal ve alışıldık gelebilir.
Şemalar ilişkilerimizi nasıl etkiler?
Şema Terapi açısından baktığımızda, çocukluk ve ergenlik döneminde oluşan bazı erken dönem uyumsuz şemalar yetişkinlikte ilişkilerimizi etkileyebilir.
Örneğin terk edilme şeması olan bir kişi, ilişkilerinde karşı tarafın kendisini bırakacağına dair yoğun bir beklenti taşıyabilir. Partnerinin mesafeli davranması bu şemayı tetikleyebilir ve kişi yoğun kaygı yaşayabilir.
Kusurluluk şeması olan bir kişi ise sevilmek için yeterince iyi olmadığına inanabilir. Bu nedenle kendisini değersiz hissettiren ilişkilerde kalabilir veya partnerinin eleştirilerini olduğundan daha fazla önemseyebilir.
Duygusal yoksunluk şeması olan bir kişi, ihtiyaçlarının başkaları tarafından yeterince görülmeyeceğini veya karşılanmayacağını düşünebilir. Bu nedenle ilişkide ihtiyaçlarını ifade etmekten kaçınabilir.
Bu örüntüler kişinin ilişki seçimlerini, ilişkideki beklentilerini ve karşılaştığı durumları yorumlama biçimini etkileyebilir.
Bazen sorun yalnızca kimi seçtiğimiz değildir
Burada önemli bir nokta var:
Aynı ilişki döngüsünün tekrarlanması her zaman “yanlış insanları seçtiğimiz” anlamına gelmez.
Bazen kişi sağlıklı bir ilişkiye başlasa bile, geçmiş deneyimlerinden kaynaklanan şemalar ilişkinin içinde tetiklenebilir.
Örneğin partneri gerçekten ilgili ve güvenilir olduğu halde terk edilme şeması tetiklenen bir kişi, partnerinin kısa süreli meşguliyetini “Benden uzaklaşıyor” şeklinde yorumlayabilir.
Bunun sonucunda yoğun güvence arama, kıskançlık, kontrol etme veya geri çekilme gibi davranışlar ortaya çıkabilir.
Yani geçmiş deneyimlerimiz yalnızca kimi seçtiğimizi değil, seçtiğimiz kişiyle kurduğumuz ilişkiyi nasıl deneyimlediğimizi de etkileyebilir.
Peki neden bazı insanlara daha fazla çekiliriz?
Bir kişiye duyduğumuz çekim yalnızca bilinçli değerlendirmelerimizden oluşmaz.
Kişinin bize tanıdık gelen davranışları, duygusal olarak ulaşılabilirliği, ilişki kurma biçimi veya bizim ihtiyaçlarımızla kurduğu ilişki, farkında olmadan çekimimizi etkileyebilir.
Bu nedenle bazen “çok güçlü bir çekim hissettim” dediğimiz kişiyle kurduğumuz ilişkinin ilerleyen dönemlerinde bizi zorlayan bazı dinamiklerin ortaya çıktığını görebiliriz.
Ancak burada önemli olan, her güçlü çekimin sağlıksız veya her tanıdık ilişkinin problemli olduğunu düşünmemektir. İlişkiler karmaşıktır ve tek bir psikolojik açıklamayla değerlendirilemez.
Bu döngüyü değiştirmek mümkün mü?
Evet.
İlk adım, tekrar eden örüntüyü fark etmektir.
Kendimize şu soruları sorabiliriz:
İlişkilerimde hangi sorunlar tekrar ediyor?
Partnerlerimde birbirine benzeyen hangi özellikleri fark ediyorum?
Hangi davranışlar bende yoğun duygular yaratıyor?
İlişkilerimde en çok neden korkuyorum?
İhtiyaçlarımı ifade etmek benim için ne kadar kolay?
Sevgi görmek için kendimden vazgeçtiğim oluyor mu?
Bana iyi gelen bir ilişki bazen “fazla sakin” veya “heyecansız” geliyor olabilir mi?
Bu soruların cevapları, ilişkilerimizde tekrar eden bazı örüntüleri fark etmemize yardımcı olabilir.
Şema Terapi sürecinde de kişinin bu örüntüleri, ihtiyaçları ve şemaları üzerinde çalışılarak daha sağlıklı ilişki biçimlerinin geliştirilmesi hedeflenebilir.
Sağlıklı ilişki, tanıdık ilişkiden farklı gelebilir
Değişim bazen yalnızca “daha doğru insanı bulmakla” değil, ilişkiler içinde kendimizi ve ihtiyaçlarımızı farklı şekilde konumlandırabilmekle de ilgilidir.
Sınır koyabilmek, ihtiyaçlarımızı ifade edebilmek, sağlıklı yakınlığa izin verebilmek ve bize zarar veren ilişki dinamiklerini fark edebilmek bu sürecin önemli parçaları olabilir.
Çünkü bazen hayatımızda tekrar eden şey, “hep yanlış insanları bulmamız” değil; ilişkiler içinde öğrendiğimiz eski kalıpları yeniden yaşamamızdır.
Bu kalıpları fark etmek, değiştirebilmenin ilk adımıdır.





Yorumlar